Çoğunlukla Orta Asya’da kullanılarak ortaya çıkan tarhana çorbası, geleneksel Türk mutfağının en önemli unsurlarından biridir. Her evde tarhana çorbalığı bulunur. Kış için yapılacak hazırlıklar içinde tarhana hep ilk sıralarda yer alır.
Bir çok çeşidi bulunan tarhananın bu denli yaygın kullanımının ardında içindeki mayalanmış hamurun etkisi büyüktür. Mayalanarak fermente olan tarhananın içindeki domates, biber, yoğurt gibi diğer bileşikler vücudun ihtiyaç duyduğu probiyotiği sağlar. Probiyotik, bağırsakların düzgün çalışmasını sağlayan faydalı bakterilerdir. Onları arttırmanın yegane yolu olan, yoğurt, turşu ve sirke tüketimi de sofralarımızın unutulmaya yüz tutmuş yemek alışkanlarından biridir.

Giderek artan hazır gıdaya bağlı tüketim, ev yapımı olan fermente probiyotik ürünlerden uzaklaşmamıza neden olmuştur. Ev yapımı olarak tabir edilen tarhananın içindeki unun mayalanarak başta yoğurt ve diğer sebzelerle ekşitilmesi yoluyla tam bir probiyotik kaynağı üretilmiş olur.
Özellikle kış aylarında vücudun soğuk havalarla zayıf düşerek sık sık hastalandığı dönemlerde üst solunum yolunu onarmakla uğraşan vücut için alt solunum yolları ikinci plana düşer. Bağırsak hareketleri yavaşlar, buna bağlı olarak da vücudun gıda alım isteği azalır.
Tam da bu zamanlarda içilecek tarhana, tek seferde çoklu besin ögelerini barındırması, vücudun suyla atması gereken toksin ihtiyacını çorba şekliyle karşılaması ve yine bu toksin atım sürecinde bağırsakların çalışmasını desteklemesi sebebiyle oldukça faydalıdır.
Değişen zevklere göre tereyağında salça kızdırılarak, sarımsak ezilerek ya da zeytinyağında salça kavurduktan sonra sulandırılmış tarhanayı eklemek usulleriyle tadı arttırılır. Elde bulunan et sularının ilavesiyle tam bir giriş yemeği olarak sunulur.
6.ayla birlikte ev yemekleri tüketmeye hazır olan bebekler için tarhana, harika bir seçenektir. Mide-bağırsak sistemlerinin iyi çalışmasını desteklerken, içerdiği besin ögeleriyle bebek ve çocuklar için doyurucu ve besleyici bir çorbadır.