Yıllar evvel gelip büyülendiğimiz Kazdağlarına yerleşmemiz 2022’yi buldu. Her metrekaresi ayrı bir biyolojik çeşitlilik olan bu toprakların sadece suyu bile şifa dağıtıyor.
          Cenneti içinizde taşımadıkça gittiğiniz her yer size eziyettir ya hani, biz bir dilek tuttuk sonra da onun için yaşamaya başladık.
İstiyoruz ki her insan doğanın verdiği besini hiçbir kimyasal işleme uğramadan tüketerek beslensin. Az ama öz tüketelim. Tüketirken doğayı, canlıları gözetelim. Parmağımıza konan uğurböceğini usulca bir çiçeğin üzerine bırakalım. Bırakalım ki marulu pırasayı yemeye yüzümüz olsun.
          Suları, kimyasal deterjan atıklarıyla kirletmeyelim ki biz de kirlenmeyelim. Toprağı ilaçlamayalım ki üzerinde dolaşan tavuk, keçi hastalanmasın, bitkiler zehirlenmesin.
          Farkında olalım ya da olmayalım, organik ve doğal besin talep etmek, dünyayı savunmaktır. Az ama temiz beslenerek bedene saygı duymaktır. Bedene, ne yapacağını bilmediği, tanımadığı besinler vererek onu bozmamaktır.
          Biz hep bunun için uğraşıyor, araştırıyor ve üretiyoruz.
          Hepimiz için, şifalar olsun.