Zeytinyağı, Sıvı Altın

İlk kullanım alanı yakıt olan zeytin ağacının uzun süre sıcak kalması ve yakıt tasarrufu sağlaması sebebiyle antik çağlarda çok değerliydi. Zaman içinde yağını da keşfeden insanoğlu zeytinyağının da yakıt olarak kullanılmasının enerji verimliliği sağlaması sebebiyle antik çağ ozanı Homeros tarafından ”sıvı altın” olarak nitelenmeye başlanmıştı.

Zeytin ağaçlarına zarar verenler ağır cezalarla cezalandırılıyor, zeytin ağacı her yerde kutsanıyordu. Meyvesi acı ilk zeytinin aşılanarak günümüz zeytinlerine ulaşılmasının ardından, zeytin ve zeytinyağı giderek değerini arttırdı.

Zeytinyağı

Hipokrat’ın reçetelerine ilaç olarak yazdığı zeytinyağı, günlük düzenli kullanımıyla bir çok hastalığın şifa kaynağı olarak kullanıldı. Özellikle mide ve sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiğini düşünülen zeytinyağı aslında alt solunum yollarına sağladığı faydayla tüm sistemi destekleyerek gerek kalp, gerekse damar sisteminin sağlıklı çalışmasına yardım ediyordu.

İller ve suç oranları tablolarında yüksek zeytinyağı tüketimi yapan bölgelerde çizelge hep aşağılarda durarak umut veriyor. Kalp-damar sistemi sağlıklı çalışan, sindirim sistemini düzenli çalışan insanlar daha mutlu ve rahat, dolayısıyla çevreyle daha uyumlu kişiler olarak karşımıza çıkıyor.

Geçtiği her yere şifa dağıtan zeytinyağının en bilinen içeriği polifenol denen organ ve hücrelerin hep genç kalmasını sağlayan bileşikleridir. En yüksek polifenol kaynağı, zeytinyağıdır. Sağlıklı bir zeytinyağında en az 130ml/L polifenol bulunmalıdır. Bu oran, kolesterolü düzenleyerek tansiyonu dengeler.

Sanılanın aksine sadece tencere yemeklerinde değil, en geç sürede dumanlaşan yağ olması sebebiyle kızartmalar için de en sağlıklı yağdır.

Gerek günlük tüketim gerekse besin desteği olarak bir çok kullanım alanı olan zeytinyağı, doğrudan bitkiden elde edilen öz su sayılabildiği için haricen kullanılarak cilt ve saçları da besleyerek yapılandırır ve onarır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir